5 Kasım 2018 Pazartesi

Çizgili Pijamalı Çocuk

Kitabın arka kapağında "Bu kitabı okumaya başladığınızda,Bruno adında dokuz yaşındaki bir çocukla yolculuğa çıkacaksınız (ama bu kitap dokuz yaşındakiler için değil). Ve er geç Bruno ile beraber bir tel örgüye varacaksınız. Böyle tel örgüler dünyanın dört bir yanında var. Umarız asla rastlamak zorunda kalmazsınız." yazısı yer alıyor. Ve kitapta neler olduğunu bilmeden okumaya başlamanın çok önemli olduğu söyleniyor. Ancak ben konusundan bahsetmek istiyorum:
Bruno ve Shmuel.
 İkisi de aynı gün doğmuş ancak birbirine tamamen zıt olan ayrı dünyaların insanları. İki birbirine düşman ırkın en saf,en temiz,en masum üyeleri. Bruno'nun babası Hitler'in emrindeki bir Alman askeri. Sert,disiplinli,acımasız biri. Bruno ailesi ile Berlin'de yaşıyor. 3 tane de arkadaşı var. Henüz tel örgülerin arkasında toplama kampında yaşayan Bruno ile yaşıt ve Yahudi olan Shmuel'in varlığından habersiz. Bruno'nun babası terfi olunca Berlin'den taşınmak zorunda kalıyorlar. Babası bu toplama kampının başına geçiyor. Bu yüzden de toplama kampının yakınlarına taşınıyorlar. Bruno yeni evlerinde hiç yaşıtı olmadığını,eski arkadaşlarını özlediğini,burayı hiç sevmediğini ve Berlin'e dönmek istediğini dile getiriyor sürekli. Bir gün odasının penceresinden toplama kampını görüp orayı bir çiftlik sanıyor. Yeni evlerinde yapacak hiçbir şey bulamadığından arada sırada gizli gizli orayı keşfe çıkıyor. Sonra kader onu tel örgülerin arkasında yaşayan,çizgili pijamalı Yahudi bir çocuk olan Shmuel ile karşılaştırıyor. Hikayemizde başlamış oluyor böylelikle. Bu dünyanın en saf ve masum ikilisi arkadaş oluyor. (Buradan itibaren yazım spoiler içerir. ) Bruno Shmuel'i ziyaret ettikçe onun ne şartlarda yaşadığını bilmediği için ve yaşam şartlarının tamamen eşit olduğunu sandığı için onu kıskanmaya başlıyor. Çünkü Shmuel'in yaşadığı toplama kampında bir sürü çocuk olduğunu öğreniyor ve çocuk benmerkezciliğinin vermiş olduğu duyguyla olsa gerek kendisi oyun oynamayı çok sevdiği için Shmuel'in de arkadaşlarıyla akşama kadar oyun oynadığını düşünüyor. Ancak bu yeni arkadaşını ziyaret ettikçe durumun hiç öyle olmadığını anlamaya başlıyor. Shmuel yemek istediği için Bruno her gün evden yemek aşırıp ona getiriyor. Beraber hiç oynayamasalar da sadece oturup konuşuyor olsalar bile zaman geçtikçe bu tel örgünün arkasındaki çocuk Bruno'nun sıkıcı hayatını güzelleştiren tek şey haline geliyor. Bruno Yahudi kelimesinin ne anlama geldiğini bile bilmezken babası toplama kampının başında Yahudilerin ölüm emrini veriyor. Daha sonra Bruno'nun babası çocuklarının eğitim alması için hem de Nazi ideolojisini aşılatmak için onlara özel öğretmen tutuyor. Bruno bu şekilde Yahudilerin düşman olduklarını öğrenmiş oluyor. Bruno Shmuel'e "Senin ve benim arkadaş olmamamız gerekiyor. Düşman olmamız gerekiyor. Bunu biliyor muydun?"diyor. Ancak masumluğun ve dostluğun en sert ideolojilerin bile önüne geçebileceğini görüyoruz bir kez daha. Bir gün Shmuel bardakları parlatmak için Bruno'nun evine geliyor. Bruno Shmuel'i görünce çok seviniyor ona odasını göstermek istiyor ancak bu mümkün olamıyor tabii ki. Dolaptan yemek alarak birazını da Shmuel'e veriyor o sırada babasının emrindeki askerlerden biri Shmuel'i yemek yerken görüyor ve evden yemek çaldığını sanıyor. Shmuel yemeği Bruno'nun verdiğini söylüyor ancak Bruno korkudan bunu kabul etmiyor. Bu davranışı için daha sonra günlerce üzülüyor. Her gün Shmuel'den özür dilemek için kampa gidiyor ancak Shmuel'i hiç yerinde bulamıyor. Çocuklarda vicdan duygusunun ne kadar güçlü olduğunu gözlemleyebiliyoruz bu sahneyle. Sonra bir gün yine kampa gittiğinde Shmuel'i orada bulup ondan özür diliyor. Onların dostluğuna tel örgü bile engel olamamıştı. Bruno'nun yaptığı yanlış da engel olamadı. Bruno'nun annesi çocuklarını bu ortamda büyütmek istemediği için Berlin'e geri taşınmak istiyor. Bruno bu fikri ilk duyduğunda ne hissedeceğini bilemedi. Shmuel ile geçirdiği zamanlar içini mutlulukla dolduruyordu. Bu haberi Shmuel'e vermek için kampa gitti. Shmuel'in de morali bozuktu çünkü babasını bulamıyorlardı. Bruno bunca zamandır Shmuel ile hiç oynayamamıştı ve taşınmadan önce bir kez de olsa kampa girmekte kararlıydı. Hem böylece Shmuel'e babasını aramada yardım edebilirdi. Shmuel ona kampa girince tanınmaması için çizgili pijamalardan getirecekti. Bruno da tel örgünün altını kazacaktı. Yarın için sözleştiler. Ertesi gün Bruno heyecanla kampa gitti. Çizgili pijamalarını giyip tel örgünün arkasına geçti. Artık onlardan biri gibi gözüküyordu. Shmuel ile birlikte babasını aramaya yardım ediyordu. O sırada keskin bir düdük sesi duyuldu. Ve tüm çizgili pijamalı insanlar askerler yönetiminde bir odanın içinde toplandılar. O sırada sağanak yağmur başlar. Bruno bu sağanak yağmurdan insanların korunması amacı ile burada toplandıklarını sandı. Shmuel ile sohbet etmeye başladılar. Bruno, Shmuel Berlin'e geldiği zaman onunla en iyi arkadaşlarını tanıştıracağını söyledi. Daha sonra arkadaşlarının ismini hatırlamaya çalıştı ancak hatırlayamadı. Shmuel'e onları tanıştırmanın çok da önemli olmadığını çünkü artık onların en iyi arkadaşları olmadığını söyledi. Shmuel'in elini tuturak "Benim en iyi arkadaşım sensin Shmuel dedi. Hayat boyu en iyi arkadaşım." Daha sonra oda karanlığın içine gömüldü. Ailesi Bruno'dan bir daha haber alamadı. Kitabın son cümleleri "Bu Bruno ile ailesinin hikayesinin sonu. Elbette tüm bunlar çok uzun zaman önce oldu ve böyle bir şey bir daha asla olamaz. Bu zamanda ve bu çağda tabii ki."cümleleriyle bitiyor. Kitabı bitirdikten sonra kalbinizde oturan fil üzüntüden ölmek isteyebilir. Filmde kitaba göre bir çok eksik var ancak kitaptaki aynı etkiyi bırakıyor. İmkanınız varsa önce kitabı okuyup sonra da filmini izlemelisiniz.
Evet belki böyle bir olay bu çağda yaşanamaz ama kitap kapağında da yazdığı gibi tel örgüler her yerde karşımıza çıkabilir. Ancak dostluk ve sevgiye hiçbir tel örgü engel değildir. Önemli olan tel örgünün bir insanın zihninde olmamasıdır. Umarım hayatınızda hiçbir zaman zihni tel örgülerle dolu olan biriyle karşılaşmazsınız.🌸

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Benim hala umudum var:kpss

Blogumun hakkında kısmında yer alan "Gece gündüz kpss çalışması gereken zamanda blog açan bir insandır kendisi" yazısına ithafen n...